Kayropraktik Nedir?

Kayropraktik felsefesi, vücuttaki normal sinir fonksiyonunun ifadesi ile ilgili kavramlar üzerine mantıksal akıl yürütme kullanılarak bilgelik ve hakikat arayışı olarak kabul edilebilir.

Bu mantıksal akıl yürütme, kayropraktik felsefesini bilimsel yöntemler kullanarak uygulamak için bir disiplin ve etik kodu belirler.


Kayropraktik bilimi, gözlem, çalışma ve deneyimle edinilen bilgiye sahip olma olarak özetlenebilir; ve bu bilginin vücutta normal sinir fonksiyonunu sağlamak için anatomi ve fizyoloji yasaları ile birlikte uygulanmasıdır.


Kayropraktik sanatı, bilginin kullanılması için gerekli becerinin kazanılması ve omurga üzerinde uygulanması için gerekli plan veya metodolojinin geliştirilmesi olarak kabul edilebilir.





Tüm tanımları bir araya getirirsek: Kayropraktik, vücuttaki normal sinir iletimini yeniden sağlayan ve bu normalliği sürdürmeye adanmış bir felsefe, bilim ve sanattır.


Vücut sağlığı, beyin hücresi ile doku hücresi arasındaki normal sinir fonksiyonuyla doğrudan ilgilidir. Bilimin de söylediği gibi beyin ve omurilik yani merkezi sinir sistemi bütün vücut sisteminin efendisidir. İnsan beyninin şimdiye kadar yapılmış en iyi bilgisayar olduğunu zaten görkemli yapısıyla biliyoruz.

Bilgisayar (beyin ve omurilik) yalnızca mesaj taşıyıcıları (sinirler) aracılığıyla vücuda ne yapması gerektiğini söyler. Beyin, bu karmaşık mesaj sistemi aracılığıyla vücudun her hücresine bağlıdır. Bunu kendinize kanıtlamak için kolunuzda bir kıl hareket ettirin. O tek kıl folikülünü uyararak, sinirler üzerinden bir mesaj iletir ve beyninize gönderir. Beyin, vücudun her organındaki her hücreye sinir sistemi aracılığıyla ne yapması gerektiğini söyler. Bu ilişkiyi anlayabilmek, kayropraktik yoluyla sağlığın anahtarını bulmaktır. Yani beyin her hücreye gönderilen mesajları koordine etmesi gerekir, böylece beden parçaları normal şekilde çalışabilir. Omuriliğe veya omurilik sinirlerine baskı uygulayan yanlış hizalanmış omurlar nedeniyle mesajlarda kesinti olursa(buna ‘’kayropraktik subluksasyon‘’ denir) bu sinir mesajlarını alan vücut kısmı normal olarak işlev görmeyi durdurur ve bir hastalık gelişmeye başlayabilir. Kayropraktik aynı zamanda eklem fonksiyonlarıyla da ilgilenir. Diğer bir deyişle, yapı işlevi, işlev yapıyı belirler. Eklem yapısında bir değişiklik olduğunda, işlevde de bir değişiklik olacaktır. Bu nedenle, yapısal bir değişiklik tespit edilirse, fonksiyonel bir değişiklik de algılanmalıdır. Bir omurga eklemi ya akut olarak travma geçirdiğinde ya da kronik tekrarlayan streslere maruz kaldığında asimetrik kas gerginliğinin eklemi nötral diziliminden uzak bir konumda tutacağı varsayılır. Ana fikir, iskelet bileşenlerinin yanlış hizalanmış konumlarının; hareket sınırlamalarına, çeşitli inflamatuar değişikliklere ve ağrıya yol açan nosiseptörlerin tahriş olmasına neden olabileceğidir.


Kayrop